Ne kadar ileri
gidebilirsin, beni sevmemek konusunda? Bunu başarıyor olman beni deli ediyor.
Hayır, zaten delirdim. Ama sen yapma böyle. Sadece bir sabah çıkarken evden,
arkamdan seslenebilirsin. Bir akşamüstü telefonumu çaldırıp halimi hatrımı
sorabilirsin. Bana bıraktığın şeyler seni hatırlamama yetmiyor. Sadece giderken
açtığın boşluğu genişletiyor. Ve her gün o boşluğun içinde beni daha derine
gömüyorsun. Büyüyor şu yokluğun. Bana en büyük mirasın, yokluğun. Bu efkâr git
gide büyüyor. Senden kalan ne varsa saklıyorum, birkaç şey hariç. Biraz
mutsuzluk, birkaç sahipsizlik eki, birkaç öksüz şiir ve acı biraz da parmak
uçlarımda. Seni kalbime hapsettim o gün ve anladım ki senin bir kalbin yok,
ne de olsa benim kalbimde yaşıyorsun. Özür dilerim. Ama hak ediyorsun.
29 Kasım 2012 Perşembe
26 Kasım 2012 Pazartesi
24 Kasım 2012 Cumartesi
18 Kasım 2012 Pazar
olmayan kadına notlardan..
“Ki seni hayal etmek
sevgilim, atlamak bir uçurumdan, uzanmak şu yeşil çayırlara.”
Birkaç öpüşünde
tanımak seni. Aklından geçenleri okumak dudaklarında. Her zaman diyorum
sevgilim, eksik bir şeyler var dudaklarımda, dudakların gibi. Dudaklarının
kenarında yatıya kalmak istiyorum. Zihninden geçirdiklerin, kalbine giderken
gözlerinden okunuyor. Sen bakarken bana, her şey rasyoneldir. Ben sana
bakarken, her şey tam tersine. Senin şu ellerin, hani şu ince uzun parmakların,
tütün gibi olanlar. Sen tutuyorsun işte ellerimden, ben dünyaya dikleniyorum. Bunu
deniyorum. Ben şimdi sana şiirler giydirmekle meşgulüm. Oyalama beni. Allah
vardır. Afrika açtır. İnsanlar dramdır. Şarkılar iyi ki vardır! Kasımda aşk
başka değildir. Aşk her zaman başkalaşır. O hep başkadır. Kış kapıdadır. Aklım
başımda değildir. Mutlu son yoktur! Son hep vardır. Gel göğsüme yaslan. Bırak
bu ceplerinde sakladığın kaygılarını. Hepsini teker teker fırlat bir köşeye.
Beni al koynuna, sakla. Zamana verme beni. Benim savaşım zamanla, ama kaybettim
zamanla. Bütün öldürülmüş duygularıma teker teker dokun şimdi. Lirikal parmak
uçlarınla, usulca. Her dokunuşunda farklı bir pencere aç. Sonra hepsine bir
gökyüzü yerleştir. Öpüşlerinde bir martı can bulsun. Kanat çırptıkça seni
hatırlayayım. Göç etsin kalbimde oradan oraya. Boynundan omzuna doğru giden
yolda, o eşsiz yolda bir ben var. Elimde bir kalem, huzuru resmediyorum.
Belirgin vuruşlarla hem de. Kokun üzerime sinsin istiyorum. Sen çok güzelsin. Cemal
Süreya şiirleri kadar güzelsin.
“Sen bir Cem
Adrian sesi,
Sen bir Cemal Süreya dizesi.”
Sen gülerken
yutkunamazdım. Gülüşlerinde birkaç şişe şarabı deviriyorsun şakaklarıma. Radyoda
sevdiğim şarkı çalmıyor. Ben pek radyo dinlemem. Müzik çalardan sevdiğim bir şarkı
çalıyorum. O an aklıma düşüyorsun. Bahar şimdi vakitsizdir. Geceler şimdi
vakitsizdir. Rüzgâr şimdi vakitsizdir. Yağmur şimdi vakitsizdir sevgilim.
Kalbime bağdaş kurmuş oturmuşsun. Valizinle gelmişsin, son durakta inmiş gibi.
O an sevmişim seni. Her şeyden habersiz girmişsin yaşantıma. Dahil olmuşsun bir
noktasından. Şimdi o noktayı tutup uzatıyorum bir yöne doğru. Yardım et bana.
3 Kasım 2012 Cumartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
