Bu intiharlar benim.
Bu gri gökyüzü benim. Bu hüzünler benim. Ölmek dediğin terk etmek mi bir
kadını? Ölmek dediğin kurtulduğunu sanmak mı aslında? Ölmek salaklık mı? Ölüme
bilinçli gidiyorum. Bilinçaltımda yaşamak varken. Ölmek çokça soru işareti.
Ölmek bir yol mu? Yoksa yolculuk mu? Ölüm ile ölmek aynı şeyler değil. Senin
ölümün, öldüğün gün değildir. İnsan bir kere mi ölür? Kalp dediğin pompayı
bırakır mı öldüğünde? Ölüm sonbaharda mı daha güzel yoksa kışta mı? Ölüme yağmurlu bir gün
daha mı çok yakışır? Islanır mı ruhlarımız? Ne istediğini bilmediğini
biliyorum. Kalkıyorsun bir gece vakti yatağından, sigaranı yakıyorsun. Sonra
geri dönüyorsun. Ölüm neredeydi? Onu hiç düşündün mü? Ölüm göz pınarlarımdan
taşıyor, senin kasıklarından. Kasıklarında şiirler gezdiriyorum. Uyurken ölebilir
misin? Olur mu öyle şey! Uyku lan bu, huzurun daniskası. Huzurun yer altı.
Ölümün elinden tutup karşıdan karşıya geçiriyorum. Sonra bir şarkı daha
açıyorum. Adını unuttum neydi, evet ölmek. Ölümle haşır neşir olunca ölmeyi
unuttum tabii.
Bir orospu kaç kere ölür? Bir âşık kaç kere can verir? Bir
cümleyi kaç kere bitirebilirsin? Bir insanı aynı yerinden kaç defa
öldürebilirsin? Bir eli kaç defa bırakabilirsin?
Ölüm acı mı? Ölmek acıtır mı?
Sevmek ölmek değil. Yaşamak ölmenin yarısı olamaz. Olsa olsa gözlerinin
sahilinden atlamak intihar olabilir. Zaten seni sevmek yeterince katliam
sevgilim. Ölüm sana beş harf, ona altı, bana bir paragraf. Ölüme tutunabilir
misin? Sinemanın en arka koltuğunda, bir veda busesinde ölebilir misin? Kara
basarken ölebilir mi bir insan? Bana öyle bak. Bak, bak ki görsünler bir
cinayet nasıl işlenir. Göz göze gelmemiz ne kadar geçerli bir intihar
girişimidir. Öyle birden olmaz. Ölmek miydi ölüm? Ölüm müydü ölmek? Kalabalık
bir caddede ölümlülerin arasına karışıyorsun. Taşımaktan yorulduğun bedenine
yağmur damlaları vuruyor. Hissediyorsun hissizliği. Hissizlik ne renk? Ölmek ne
renk? Ölümü hangi renkle tasvir edebilirsin? Ölüm gecedir diyebilir misin?
Gündüzler öldürür ama. Ben gece adamıyım. Gel karanlığım ağırlasın seni. Nereye
oturmak istersin, kalbim uygun mudur? Yer yatağı yapayım istersen? Nasıl rahat
edersen. Öldür beni, öldürebilirsen. Parmak uçlarımda intiharlar biriktiriyorum.
Dokun bana. Sen şimdi sevişmekten öte, bir beden yerleştiriyorsun sevgimin içine.
Bu kalbin ne işe yarar senin? Modern bir ölümdür seninle sevişmek. Ölsene
benimle. Ölüm kaç kişilik? Aynı ölümden kaç kişi etkilenebilir. Ölüm
bulaşıcıdır. Bitmez. Öpsene beni. Ölmekten beter olurum. Öldürsene. Öl, ölü,
ölüm. Bak ölümü üçe ayırdım. Üçü de farklı hikâyeler birbirinden. Öl, ölme,
ölmek. Bak üçe ayırdım bunu da. Hem de ölme dedim seni öldürürken. Sesler var
kafamın içinde. Kahkahalar var. Derin rötuşlar bırakıyor hepsi. Duygularım
ötenazi. Ölüm şimdi vakitsizdir. Ölmek şimdi vakitsizdir. Sen ne kadar ölüsün?
Sen kaç kere öldün? Düşün...
''İçini cız ettirmek'' deyimi vardır ya sanki onun için yazmışsın. Kalemine sağlık.
YanıtlaSilsenin sayende karanlıktan kaçmıyorum artık. teşekkürler.
YanıtlaSilKelimelerini, bağdaştırmalarını çok seviyorum ve çok beğeniyorum.
YanıtlaSilBu yumurtalardan hangisi daha buyuk? Babam boyle pasta yapmayi nerden ogrendi??
YanıtlaSilOkurken insanın ağlayası geliyor. Çok ölünesi bir şey bu. Yapma, bizlere yazık.
YanıtlaSilSevmek ölmek midir? Yoksa uzun bir uyku mudur, belkide sıradan bir rüyadır ?
YanıtlaSil