22 Kasım 2013 Cuma
unutulanlar
Hava kararmak üzere, insanlık çekiliyor yeryüzünden. Sevgi azalıyor birden, içine doğru uzuyor acılar. Rüyalarımın peşinde sürüklenmek istiyorum; olmuyor, yere kapaklanıyorum. Gerçekliğin keskin parıltısında gözlerim kör oluyor, bu dünya beni zehirliyor. Kendime kalıyorum yine, gece vakti çöken bir hüzünle kendime sarılıyorum. Kimse yok, kimse gelmiyor. Saatler garip bir hal almış sanki, beni bırakıyor bir noktada kendi yoluna devam ediyor. Akrep ve yelkovan omuz omuza vermiş, onları yıkmak pek güç. Ben de biraz yoruldum, biraz da kayboldum. Zihnimde solan çiçekler ve yeşil topraklarım bölünüyor büyük parçalara. Kendi aklımın içinde dağılıyorum. Paramparça oluyorum gece vakti; kimse görmüyor, kimse bilmiyor. Bilincimi kaybediyorum bazen, bazen duvara kafa atıyorum kendime gelebilmek için. Gelemiyorum; canım acıyor, yaşadığımı anlıyorum fakat hissedemiyorum. Sanki bir boşluğun tam ortasında sıkışıp kalmış gibiyim. Kederin merkezine paralel acı çekiyorum, hiçbir yere varamıyorum. Parmak uçlarım intiharlar kesiliyor, ölüme doğru bilinçli adımlar atıyorum. Yatağımın kenarına bırakılmış bir uçurum var biliyorum. Gökyüzüm gri, kuşlar uçmuyor uzun zamandır ve ben de uzaklaşıyorum zaten günbegün gökyüzünden. Yerin dibine doğru afili bir yolculuk başlatıyorum. Bir çantam ve içinde bir sürü hayal kırıklıklarımla ardıma bakmadan öylece yürüyorum. Hafızalarda kapladığım yerler siliniyor, anılarım mezarlığın yolunu tutmuş fakat hala soluk alıp veriyorlar. Farkına varıyorum unutulduğumun bir daha hatırlanmayacak olmamın kederli gölgesi altında kayboluyorum. Kanıyorum durmadan, yaralarım isyan ediyor bana. Kendi kanımın nehrinde boğuluyorum. Bu dünya üzerinde bir yara izi bile olamayacağım galiba. Yalnızlığım hücrelerime nüfuz etmiş, derime işlemiş adeta. Derimin üzerine bir kat daha atılmış gibi. Yalnızlığın sürekliliğinde çaresizce bekliyorum. Kendi hayatım kaçamayıp hapsolduğum bir kabus gibi geliyor bazen. Biliyorum bir şey olacağı yok. Unutuluyorum artık; ölüyorum biraz da, kimse bilmiyor. Bu sefer zor olacak görüyorum. Yolun kenarında bir bank buluyorum, oturuyorum oraya. Bekliyorum bir süre zarfı içerisinde. Ceset gibi duruyorum öylece, soğuk bakışlarla etrafı süzüyorum. Üşüyorum biraz, ellerimi ceplerime koyuyorum. Sonra ayağa kalkıp devam ediyorum yürümeye.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
kumral ben. içime işledi bu yazı damarlarımdan kan yerine sözcüklerin dökülüyor. acımı sevdirdin bana
YanıtlaSil