9 Şubat 2014 Pazar

soğuk bir an

uzun ve ışıksız bir sokaktan geçiyorum
bu sokakta yalnızım, yanımda kimse yok
kimse sarılmıyor, duruyorum ben de yol ağzında
kendime sarılıyorum
kanıyor senden arta kalan ne kadar yara varsa
kendi kanımın nehrinde kayboluyorum, kimse görmüyor
bir düş kuruyorum, o an bir düşe tutunuyorum
düşümde suretin karşımda duruyor
bana bakan hüzünlü bakışların
filizlenen birkaç umut tanesi bekliyorum fakat
yandığını görüyorum bu sevdanın ateşiyle
kurtuluşun tüm kapılarının
her şey kül oluyor ve bir evin çatısının altına sığınıyorum
doğru zaman gelmiyor hiçbir zaman, kıpırdayamıyorum
ben sana ölüyorum düzenli olarak, sen bana gelmiyorsun
biliyorsun gözlerinden geçmek kolay değil öylece
feryat figan acılarım bilmeden seviyoruz işte
dilim şimdi uçurum kesiliyor bir ayrılığın ertesinde
tenin tenime uzak ya gerisi teferruat diyor bir adam
zulmünden çıldırıyor tanrı ve bir kadın yalnızlığıyla sevişiyor
o akşam adam kendi yatağında gıcırdayan ölümüne göz kırpıyor
bir ceset gibi duruyor özlemin karşımda
kaldırıp da atamıyorum, günden güne bitiyorum
ben kimi çok istediysem en az ona kalabildim
sorun değildi, verebilirdim sana acılarımı ya
biliyorum o zaman da baştan aşağı kirlenir bu dünya.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder