“Hiç âşık oldun mu Oğuz?”
“Hatırlamıyorum.”
“Nasıl, ne zaman âşık olduğunu hatırlamıyor musun?”
“Hatırlamıyorum. Belki hatırlamak istemiyorum(dur). Belki acı veriyordur. Belki iğrenç hissettiriyordur.”
“Sormadım farz et. Özür dilerim. Hadi içelim.”
26 Kasım 2012 Pazartesi
24 Kasım 2012 Cumartesi
18 Kasım 2012 Pazar
olmayan kadına notlardan..
“Ki seni hayal etmek
sevgilim, atlamak bir uçurumdan, uzanmak şu yeşil çayırlara.”
Birkaç öpüşünde
tanımak seni. Aklından geçenleri okumak dudaklarında. Her zaman diyorum
sevgilim, eksik bir şeyler var dudaklarımda, dudakların gibi. Dudaklarının
kenarında yatıya kalmak istiyorum. Zihninden geçirdiklerin, kalbine giderken
gözlerinden okunuyor. Sen bakarken bana, her şey rasyoneldir. Ben sana
bakarken, her şey tam tersine. Senin şu ellerin, hani şu ince uzun parmakların,
tütün gibi olanlar. Sen tutuyorsun işte ellerimden, ben dünyaya dikleniyorum. Bunu
deniyorum. Ben şimdi sana şiirler giydirmekle meşgulüm. Oyalama beni. Allah
vardır. Afrika açtır. İnsanlar dramdır. Şarkılar iyi ki vardır! Kasımda aşk
başka değildir. Aşk her zaman başkalaşır. O hep başkadır. Kış kapıdadır. Aklım
başımda değildir. Mutlu son yoktur! Son hep vardır. Gel göğsüme yaslan. Bırak
bu ceplerinde sakladığın kaygılarını. Hepsini teker teker fırlat bir köşeye.
Beni al koynuna, sakla. Zamana verme beni. Benim savaşım zamanla, ama kaybettim
zamanla. Bütün öldürülmüş duygularıma teker teker dokun şimdi. Lirikal parmak
uçlarınla, usulca. Her dokunuşunda farklı bir pencere aç. Sonra hepsine bir
gökyüzü yerleştir. Öpüşlerinde bir martı can bulsun. Kanat çırptıkça seni
hatırlayayım. Göç etsin kalbimde oradan oraya. Boynundan omzuna doğru giden
yolda, o eşsiz yolda bir ben var. Elimde bir kalem, huzuru resmediyorum.
Belirgin vuruşlarla hem de. Kokun üzerime sinsin istiyorum. Sen çok güzelsin. Cemal
Süreya şiirleri kadar güzelsin.
“Sen bir Cem
Adrian sesi,
Sen bir Cemal Süreya dizesi.”
Sen gülerken
yutkunamazdım. Gülüşlerinde birkaç şişe şarabı deviriyorsun şakaklarıma. Radyoda
sevdiğim şarkı çalmıyor. Ben pek radyo dinlemem. Müzik çalardan sevdiğim bir şarkı
çalıyorum. O an aklıma düşüyorsun. Bahar şimdi vakitsizdir. Geceler şimdi
vakitsizdir. Rüzgâr şimdi vakitsizdir. Yağmur şimdi vakitsizdir sevgilim.
Kalbime bağdaş kurmuş oturmuşsun. Valizinle gelmişsin, son durakta inmiş gibi.
O an sevmişim seni. Her şeyden habersiz girmişsin yaşantıma. Dahil olmuşsun bir
noktasından. Şimdi o noktayı tutup uzatıyorum bir yöne doğru. Yardım et bana.
3 Kasım 2012 Cumartesi
18 Eylül 2012 Salı
Aşina değilim
Hayır ben aşina değilim böylesine bir şeye. İçimde ölen saf
umutlar var. Teker teker öldü hepsi biliyor musun? Önce iyi geliyordu,
sonra bir şey olmaz dedim, sonra küflendiler, sonra öldüler. Kanlar
içindeydi, şu kapkaranlık gecede. Sen boşver ya beni. Ben yine hiçbir
şeyi becerememezlikten geliyorum. Elime yüzüme bulaştırdığım sevdalarım
var benim. Git dediğin gün ayaklarıma prangalar bağlandı. Haykırışımı
duymadın ya önemli değil. Ben hep gelirim. Biliyor musun bazen o kadar
çaresiz oluyorum ki, bütün duygularım buz tutuyor. Öylece kalakalıyorum.
Bana kadar üzülüyorum. Sonra geçiyo. Kısır döngü. Yine de oturuyorum
bir hikayenin başına ölememezlikten geliyorum ben. Dilimde bir dua
gibisin. Gözlerinin ışıltısında ben yine konuşamıyorum. Boşver sen beni.
Ben yine bir sokağın başından elimi kolumu sallayarak geçiyorum. Yine
çaresizlikten geliyorum ben.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
