18 Ekim 2012 Perşembe

Ve gidecek hiçbir yerin kalmaz kendine geldiğin zaman.

18 Eylül 2012 Salı

Aşina değilim

Hayır ben aşina değilim böylesine bir şeye. İçimde ölen saf umutlar var. Teker teker öldü hepsi biliyor musun? Önce iyi geliyordu, sonra bir şey olmaz dedim, sonra küflendiler, sonra öldüler. Kanlar içindeydi, şu kapkaranlık gecede. Sen boşver ya beni. Ben yine hiçbir şeyi becerememezlikten geliyorum. Elime yüzüme bulaştırdığım sevdalarım var benim. Git dediğin gün ayaklarıma prangalar bağlandı. Haykırışımı duymadın ya önemli değil. Ben hep gelirim. Biliyor musun bazen o kadar çaresiz oluyorum ki, bütün duygularım buz tutuyor. Öylece kalakalıyorum. Bana kadar üzülüyorum. Sonra geçiyo. Kısır döngü. Yine de oturuyorum bir hikayenin başına ölememezlikten geliyorum ben. Dilimde bir dua gibisin. Gözlerinin ışıltısında ben yine konuşamıyorum. Boşver sen beni. Ben yine bir sokağın başından elimi kolumu sallayarak geçiyorum. Yine çaresizlikten geliyorum ben.

30 Ağustos 2012 Perşembe

Olmayan kadına notlardan

Güneşin rengini saçlarından aldığı bir gündü. Gökyüzü kıskanılası mavi gözlerinden daha mavi olmasın, iyiydi sevgilim. Estağfurullah, sensin en güzeli. Şiir gibi kadınsın vesselam. Belki de senin adındır huzur. Belki de senin yanındır yurdum. İşte budur diye bağırır akciğerlerim kokunu alarak. Kokun saray yapar bu taşrayı. Saçların parmaklarıma memleket olsun istiyorum. Çok görme. Gözlerinin mavisi bir okyanus ve ben derinlerine açılmak istiyorum. Boğulursam çek kurtar beni. Eyvallah. Bütün ihtimaller aklımda pozitif, birleşince adınla. Gel bana bir adımla. Seni yormak istemem ama bilirsin, ne pis bir huydur özlemek. Sesinin her tonunu ezberlemek istiyorum. En güzel notalara beş basar. Kederi unutturur varlığın. Benimle ol kafi. Ne güzel bir intihar olur seni öpmek. Rüzgarın en uysal estiği an, saçların dağılır. Dur, ben düzeltirim. Zahmet etme. Belki de seni öpersem her yer mavi olur. Ne dersin deneyelim mi ? Ama. Nerdesin ? Gel artık.

Kaos

Kaos yaratıyor bana bakışın. Bütün duygularım birbirine giriyor. Kocaman bir devrimdir şimdi seninle konuşmak. Konuşmaya başlarsam yeni bir akım başlar. Seni yazsam bu satırlara herkes seni sever. Ama bilirsin bencilim sevgilim. Paylaşmam kokunu.

28 Ağustos 2012 Salı

...

seninle ben oturuyoruz bir hikayenin başına,
farklı dillerde aynı konuyu işliyoruz,
bizden aynı alkışı toplamamızı bekliyorlar.
ne kadar garip değil mi ?
kısıtlı imkanlarımız var.
sen uzun yoldan kahramanları öldürüyorsun,
ben kısa yoldan seni seviyorum.
bir devrim hareketindeyiz seninle diyorum,
bayrağı benim elime vermişler.
vatan millet yalnızlık diye bağırıyor bir iki densiz,
sende gülüyorsun onlara.
aldırma protestodur,
şayet bizi kıskanacaklar sevgilim.
söylesene bu hayat geçer mi sensiz ?
özletmen yeterli, bu acı da neyin nesi ?
hayat bazen zor oluyor değil mi ?
öyle.
çay demle de içelim.
benim ki demli olsun diye bağırıyorum arkandan.
sen duymuyorsun beni, ben uyanıyorum.
şimdi seninle biz kalkıyoruz bir hikayenin başından.
kadıköyden kalkar gibi
denize el sallıyoruz birbirimizden habersiz.
martılara simit atıyorsun sen,
herkes seni izliyor.
ben hüzün dolu ellerle yeni bir hikaye yazıyorum
adına yalnızlık koyuyorlar.
şarkılar aynı çalmıyor.
sen alkışı topluyorsun sevgilim,
herkes ayakta.
hiç görmemişler böylesine mutlu resmedilmiş bir ayrılığı.
ben arkandan bağırıyorum,
kalemimi kırma kalbim kafi.

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Soğuk bir andı gerçekten.

Üstüme ceketimi alıp gıcırdayan kapıdan çıktım dışarıya. O anda gök gürlese korkmazdım. Bizler korkmayan adamlarız, bazı şeylerden. Bizler gök gürlemesinden korkmayan adamlarız. Çiseleyen bir yağmur gömlek yakalarımı durmadan ıslatıyordu. Buna sinir olurum, katlasan katlanmaz. Katlanılmaz bir durum bu. Onca insan onca insanın arasına karışıyor. Hiç kimse hiç kimsenin sikinde değil. Sizler de benim sikimde değilsiniz. Ama yolda olmak iyi bir şey. Ha yürür pozisyon ha durur. Yolda olmak hoş. Herkes bana mı bakıyor yoksa ben mi herkese bakıyorum ? Hangi yol gitmek istediğim yere çıkıyor ? Peki ya ben nereye gitmek istiyorum ? Peki ya ben nereye gitmek için çıktım evimden ? Peki ya ben neden çıkmak istedim evimden ? Peki ya ben ? Hala yağmur yağıyor. Ceplerimi yokladım, metelik yoktu. Mazaret değil yalnızlığım başlı başına bir rezalet. Zaten ben aşk adamı değilim, olamadım da. Olamayacağım da. Olmakta istemiyorum. Peki ya olabilir miydim, eğer isteseydim ? Zaten halim yok bir şey istemeye. Ama aklı fikri düzüşmek olan bir kadın bulursam ona değer verebilirim. Çünkü buna ihtiyacım var. Sakalımı kaşıyarak durakladım, sağıma soluma baktım. Köşeden dönerek tekelden iki bira aldım. Sonra eve döndüm.