4 Eylül 2016 Pazar

savruluyorum. daha sıkı sarıl bana.

geldim yine yanına. şu kederli yanıma. sandığımdan daha ağır basan yanıma. küçümsedikçe altında ezilip durduğum yarıma. yarım yarım bir araya gelip bir tam etmeyen. baksan karşıdan var dersin. heybetli bir duruşu vardır. alırsın ellerine, getirirsin yanyana bir bütün etmez. beş para etmez. bir güzellik etmez. şu bendeki hüzün olmasa, kendi başına bir bok etmez. biraz ağzım bozulacak. özür dilerim şimdiden. hadi hep beraber yakalım sigaraları. sikeyim ne kadar hissiyat kalmışsa yeryüzünde ayakta duruyor gibi yapan. yalan ulan. inanma işte. kandırıyor seni. bazan öyle bir çölün ortasına düşüyorsun ki, çakılıp kalıyorsun orada. çıkamıyorsun. kurtulamıyorsun ulan işte. sanıyorsun ki ilk gördüğün su birikintisi aslında bering denizi. girsen içine alaskayı göreceksin. ama yalan ulan işte. o su birikintisi, bir tükürükten ibaret. girip de boşa kulaç atmaya çalışma işte. yorma kendini. yapma işte. biraz kendine kal. kendine dur biraz. her seferinde içindeki külleri dağıtmak için bir başkasına ihtiyaç duyma. bak dağıldık işte. bir dakika dursak, baksak etrafa ne oluyor diye. dağılıyoruz. illa hayatımız yolunda gidebilsin diye sürekli yola mı bakalım? yorulduk ulan. biz de kafamızı çevirip bir şu manzarayı seyretmeyelim mi? buna hakkımız yok mu? yoksa sikerim ben böyle hayatı. siz de eşlik edin. yalnız bırakmayın beni. korkmayın. söyleyin ulan işte. eksilmezsiniz. bare burada yalnız bırakmayın beni. bir faydası yok işte. hapsetmiş bizi içine, oradan oraya sürükletiyor. sürekli sabret diyor. bekle diyor. geçer elbet diyor. bunlar da bir şey mi diyor. senden daha kötüleri var diyor. şükret diyor ulan. eyvallah. bir şey demiyoruz. ama amına korum ben böyle hayatın. nereye kadar? bu da can. candır bu da bir yere kadar. dayanmıyor işte. halimiz bu kardeşim napalım. benden daha kötüleri var diye kendimi hak verdirecek bir pozisyona sokabilmek için onlardan daha mı kötü hale getireyim kendimi? haklısın amirim. geçmiyor işte. hiçbir şey geçmiyor. bu amına kodumun dünyasında bir sikim geçmiyor. duruyor. tam karşında. birikiyor. biz sadece başka yöne çeviriyoruz gözlerimizi. ama onun da bir sınırı var. sen arkana bakabilir misin olduğun yerden? solda biriktikçe sağa dönüyoruz. e sağda da birikiyor bu amına kodumun dertleri. napalım görmemek için gözlerimizi mi kapatalım. nereye kadar ulan? yapmayın. engel olmayın bana. birikmişim. biraz sağa sola çarpıp kendimi hafifleteyim. şu içimde yer edinmiş kederin rahat tavrı beni deli ediyor. artık. laf etmiyorum tamam. da bir yere kadar. o da biraz kendine çeki düzen versin. öyle değil mi albayım? sen de bir şey söylesene. sahip çıksana bana. şu içimdeki yıkıntıları görmüyor musun? görmüyorum desene. biraz vicdanın vardır senin. desene haydi. sürekli bir hayatı yaşayamamaktan geliyoruz. oraya da gelemiyorsun desene. onu da beceremiyorsun desene. niye ilk defa küfrettin evladım desene. deme. dur albayım. biraz soluklanalım. nereden desene albayım. rahat mı bırakıyorlar. biraz dinlenmek istesek, saniyelerin karşılığını saatlerle alıyoruz. önceki hayatımda ejderhaların neslini ben mi tükettim? nedir bu yaşantımızın ortasına oturup bir yere gitmeyen şanssızlık. daha ne kadar sert vurmamız lazım kırılması için? neden hissetmiyorum? bir damlayım şu okyanusta. neden dalgalar boyumdan büyük? bir yudum daha aldım. rakıdan. derin de bir nefes. sigarayı da söndürdüm. durdum galiba biraz. sakinlemiş gibi de hissetmiyorum. ama durdum biraz. gülesim de gelmiyor. bu hayat senin de mideni bulandırmıyor mu? yoruldum ama. hissediyorum yorulduğumu. düşüncelerim taşıyor. hemen aç ellerini, al, koru bu düşündüklerimi. sakla, solunda. her soluk aldığında, hatırla. hatırla ki can bulsun, solduğunda. bir başka bahara kaldık. baharlar gelip geçiyor ömrümüzden. hızla önümüzden. durduramıyoruz bir türlü. güç bela avuçlarımda saklıyorum çoğu baharı. baharlar başka baharlara kaldı şimdi. mevsimlerden yorgunluk. mevsimlerden dolayı baya yorgunduk. günler geçtikçe yorulduk. dinlenmek için vaktimiz olmadı. durdukça düştük. düştükçe battık. battıkça kaybolduk. kayboldukça unutulduk. unutuldukça öldük. bu çok kötü. yağmur bastırdı birden sakladıklarımıza. saklanacak bir yer aradık. bulamadık. ıslandık. deliler gibi ıslandık. hadi doldur şarabı. içelim bu akşamlara. gecenin kör karanlığına. kadehler kâh boşalsın kâh dolsun. gel benimle geçelim bu korkuları. bunları da. ardımızda bırakalım hepsini. bütün öldürülmüş duygularıma teker teker dokun şimdi. lirikal parmak uçlarınla. bir savaşı bitir, diğerini başlat. fırtınalar kopar, dalgaları sinirlendir. benimle ol ne önemi var? küfür gibi sakladım seni. ben bir kalaşnikof mermisiyim, sıkı sarıl bana. daha sıkı sarıl. 

1 yorum:

  1. Hiç çocukluk aşkınız oldu mu hani asırlar geçse de o saflığını aradığınız aşkınız?

    YanıtlaSil